Posts tagged ‘likya’

Elmalı – Antalya 

www.fotopanorama360.comElmalı, Antalya ilinin 110 km batısında Antalya ya bağlı bir ilçedir. Muğla iline de sınır komşusudur. Elmalı ilçesi, Güney Anadolu Toros Dağları ‘nın Batı Akdeniz Bölgesi’nde uzanan kıvrımları arasında çanak şeklinde olan bir plato üzerinde kurulmuştur. Beydağları ile çevrili olan ilçenin kuzeyinde, Elmalı Dağı, batısında Topdağı Tepesi, doğusun da Tilkicilik Tepesi, güneyinde ise Elmalı Ovası yer almaktadır.... DEVAMINI OKUYUNUZ ...

Demre ( Myra ) Noel Baba st. Nikolas / Nicholaus 

www.fotopanorama360.comDemre ( Myra ) adı günümüzde Noel Baba ismi ile anılmakta olup ayrıca Likya ‘nın en önemli şehirlerindendir. Şehir yaklaşık olarak  MÖ 5 yüzyılda kurulmuştur. Bizans döneminde ise şehir idari, Piskoposluk ve dini bir merkez olarak ta kullanılmıştır Noel Baba olarak anılan ve bilinen St. Nikolas ‘ın burada Piskoposluk  yapıp Demre ’de yaşamını sürdürdüğüne inanılmaktadır.  Her yıl 6 Haziran Noel Baba ve Dünya barışına çağrı etkinlikleri, geleneksel olarak kutlanmaktadır.... DEVAMINI OKUYUNUZ ...

Patara Antik Kenti 

www.fotopanorama360.comPatara, Antalya’nın Kaş ilçesinin Kalkan beldesi yakınlarında bulunan bir antik kenttir. Akdeniz Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Fahri Işık başkanlığı ve ekibi tarafından 1988 yılından beri kazı ve araştırmaları sürdürülen antik kent bir Likya kentidir ve Likya Birliğinin başkentliğini yapmıştır.    M.Ö. 13. yy’a ait Hitit metinlerinde bahsedildiği gibi şehir adının Patara olarak geçmesi, diğer yerleşim yeri olan Xanthos ‘un yanı başında yer alması kentin Likya bölgesindeki en eski şehirlerinden biri olduğunu gösterir. Hellenistik dönemler’de Tanrı Apollon ‘un kışlık kehanet merkezi olan Patara, Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri olup  belki de en önemlisidir. Aynı zamanda Likya birliğinin karar toplantıları kentte bulunan bu birliğin meclis binasında yapılmaktaydı.... DEVAMINI OKUYUNUZ ...

Termessos antik Kenti 
www.fotopanorama360.comTermessos Antik KentiTermessos, Türkiye’nin günümüze kadar en iyi korunmuş antik şehirlerinden biridir. Termessos antik kenti nerede diye soracak olursak, Antalya’nın 30-35 kilometre kuzeybatısında, Antalya Korkuteli yolu üzerindedir. Deniz seviyesinden ortalama 1.450 metre yükseklikte Güllük dağı’nın güneybatı tepesinde doğal genelde düz bir platform üzerine kurulmuştur. Birçok bitki türleri arasında saklanmış ve etrafı sık çam ormanlarıyla donanmıştır, ayrıca endemik bitki türü açısından da oldukça zengindir. Termessos’un, Çıkış yolunda ve yerleşkesinde huzur veren doğal görünümüyle bu açıdan diğer antik şehirlerden farklı ve daha etkileyici ortamı vardır. Doğal ve tarihi zenginlikleri sebebi ile, şehir kendi adını taşıyan Milli Park kapsamındadır.
 
Termessos’un ismindeki çift “s”, antik kentin Anadolu insanları tarafında kurulduğu ile ilgili dilbilimsel bir kanıt oluşturur. Strabo’nun anlatımına göre, Pisidia halkı olan Termessos sakinleri kendilerini Slymi olarak isimlendirirlerdi. Yaşamlarını sürdürdükleri dağa da verilen aynı isim, daha sonraki yıllarda Zeus’la özdeşleştirilip  burada Zeus Solymes kültünün yücelmesine sebep olan Anadolu tanrıların’dan Solymes’den gelmektedir. Termessos sikkelerin’de genel olarak bu tanrı vardır ve ayrıca sikkelere’de adını vermiştir.

Bu antik şehir tarihte Büyük İskender in zorlu kuşatmasıyla bilinmektedir. Bu kuşatmayla ilgilenen ve Termessos’un  önemli stratejik özelliğini belirten eski tarihçilerden Arrianos, şehri kuşatanların başa çıkılamayacağı doğal engellerden dolayı antik şehrin küçük askeri birliğin bile savunacağını belirtmiştir. Büyük İskender, bu seferinde Pamphylia’dan Frigya’ya geçmek istemiş fakat  Arrianos’a göre ise Frigya’ya giden yol Termessos’tan geçiyordu. Buna rağmen daha alçak ve kolay yol alınabilecek geçitler varken Büyük İskender’ın neden o kadar sarp ve dik olan olan Yenice geçidini tırmanmayı seçtiği günümüzde bile tartışma konusudur. Ayrıca Perge’deki düşmanlarının İskender’i yanlış bilgilendirip böyle bir yola gönderdiği de söylenir. İskender, Termessos luların kapattığı geçitten geçmek için oldukça zorlu çaba ve zaman harcamıştır. Bunun üzerine bu sinirle geri dönerek Termessos’u kuşatmıştır. Büyük bir olasılıkla  Termessos’u zapt edemeyeceğini tahmin ettiğinden, İskender antik kente hücuma geçmemiştir,  fakat aşağıdaki düzlükteki tarım alanlarını ve zeytinliklerini yerle bir edip, bunun yerine kuzeye doğru yürüyüp öfkesini Sagalassos’dan almıştır.

 

 
Tarihçi Diodors Termessos tarihindeki bir başka önemli olayı da tüm detaylarıyla yazıtlara kaydetmiştir. Olay şöyle gelişir M.S. 319’da Büyük İskender’in ölümünden sonra, generallerinden biri, Antigonos Monophtalmos, kendini Küçük Asya’nın hükümdarı ilan edip rakibi Alcetas ile savaşmak için hazırlıklara girişmiştir. Antigonos Monophtalmos’un savaşçı güçleri, 40.000 piyade, 7.000 süvari ve ayrıca sayısı belli olmayan filden meydana gelmişti. Alcates bu sayıca üstün nitelikli kuvvetler karşısında yenilgiye uğrayacağını anlayınca, arkadaşları ile birlikte Termessos’a sığınmışlardır. Termessoslular’da onlara yardımcı olacaklarına dair söz vermişlerdir. Fakat takibi Antigonos şehrin önüne gelip kamp kurarak düşmanının kendisine verilmesi için çok israrcı olmuştur. Yabancı bir Makedon’un uğruna şehirlerinin sonu belli olmayan bir felakete sürüklenmesini istemeyen Termessos yaşlıları ve önde gelenleri, Alcetas’ın Antigonos’a iade edilmesine karar vermişler fakat genç nesil Termessoslular verdikleri sözü tutmak istediklerinden bu sözün dışına çıkmayı reddetmişlerdir. Yaşlılar, Alcetas’ı bırakma niyetlerini söylemek için Antigonos’a heyet yollamışlardır. Savaşa devam etmek için yapılan gizli bir plana göre, Termessoslu gençler şehri terk etmişlerdir. Bunun üzerine yakında tutsak olacağını tahmin eden Alcetas, düşmanın eline düşmektense ölmeyi tercih edip kendini öldürmüştür. Yaşlılarda Antigonos’a Alcetas’ın ölüsünü yollamışlardır. Üç gün boyunca hırsını alamayıp cesede bin bir türlü eziyeti yapan Antigonos, daha sonrada cesedi gömmeden ortada bırakarak Pisidia’dan ayrılmıştır. Bu olanlara çok kızan gençler, Alcetas’ın her tarafı paramparça olmuş cesedini geri alıp, saygı içerisinde gömüp anısınada güzel bir anıt dikmişlerdir.... DEVAMINI OKUYUNUZ ...