Gordion / Yassıhöyük Nerede – Polatlı ANKARA 

Gordion ( Yassıhöyük ) kalıntıları Ankara’nın 92 km güney batısı ile Sakarya ve Porsuk nehirlerinin birleştiği nokta olan Polatlı’nın 29 km kuzeybatısında bulunmaktadır.
Ana yerleşim yerinin bulunduğu Höyük ise  bugünkü Yassıhöyük Köyü’nün sınırları içerisinde bulunur. Yapılan kazılardan çıkan sonuçlar ve bilimsel bulgulara göre, bölgedeki yerleşim, Erken Bronz Çağından (M.Ö 3000) Ortaçağ’a (M.S. 12 – 13. yüzyıllar) kadar uzanan oldukça uzun bir zaman dilimini kapsamaktadır.

Kent en parlak dönemini M.Ö. 725 ve 675 yılları arasında geçirmiş olup, “Kulakları ile ünlü” Midas’ta burada yaşamıştır. Gordion, M.Ö. 12. yüzyılda Hitit İmparatorluğu’nun çökmesiyle birlikte hemen ardından yükselen Frigya krallığının (Frigler) politik ve kültürel başkenti olması ile öne çıkmış olup Gordios adlı (frig başkenti kurucusu) kralın adını almıştır. Kral Gordios tarafından bağlanan meşhur ve ünlü düğümü, İskender M.Ö. 333 kışını geçirdiği Gordion’da kılıcı ile keserek çözmüştü.

Antik kaynaklarda belirtilmesine rağmen, Kral Gordios’un efsanevi arabası ile düğümün bulunduğu tapınak bu güne kadar yapılan kazılarda bulunamamıştır. Kazılar halen devam ediyor olup, arkeologlar bu konudaki umutlarını yitirmemişlerdir. 
Bölgede 1901 yılında başlayan İlk kazılardan beri, Gordion kentinde bulunan tarihsel kalıntılar İstanbul Arkeoloji, Ankara Anadolu Uygarlıkları ve şimdiki ören yerinde bulunan müzede sergilenmekte ve  korunmaktadır, MİDAS’IN KULAKLARI EŞEK KULAĞI efsanesi de buraya aittir 

350 x 500 Metre ölçüsünde olan Kent Höyüğü alanında, anıtsal bir kapı ile kral ailesine ait çok sayıda yapı ve kent duvarları kalıntıları ortaya çıkartılmıştır. Gün-yüzüne çıkarılan kalıntılar Frigya Krallığı’nın parlak dönemi olarak tarihlendirilmektedir. 
Dokuz metrelik kısmı günümüze kadar ulaşmış anıtsal bir yapı olan Kent’in Kapısı yumuşak kireç taşından yapılmış olup Kente ise uzun bir koridorla girilmektedir. Kuzey avlu günümüzde tamamen açılmış olup, güney avlu ise Pers kapısının duvarlarını korumak için kazılmamıştır.

Birinci avluda bulunan iki yapı, bir adet ön oda ile arkasında orta bölümde ocağı bulunan ikinci odadan oluşan evlerdir (Megaron). İkinci megaron’un döşemesi ise çakıl taşından oluşan mozaikle kaplanmıştır. Üçüncü Megaron ise ören yerinde bulunan en önemli yapı olup, yapısal şeklinden kral’a ait ev olduğu anlaşılmaktadır. Teras yapısı üzerinde bulunan Megaron’ların ise sarayın günlük ve olağan işlerinin görüldüğü yerler olduğu düşünülmektedir. Yerel müzede sergilenen mozaikler dünyada bilinen en eski mozaik örnekleridir.

Kral Midas’ın Tümülüsü

Ören yerinde çok sayıda Tümülüs olup, bunların içinde en büyüğü 300 metre kadar çapı olan ve günümüzdeki yüksekliği 53 Metreye ulaşan efsane Kral Midas Tümülüs‘ü olup (aslında daha yüksek olup, günümüze kadar erozyonla alçalmıştır.) Anadolu’nun ve antik dünyanın ikinci yüksek Tümülüs ’üdür. (Birincisi Alyattes’in mezarı olan Lydia Tümülüs’üdür 69 M.) Başarıyla yapılan kazılar sonucu bu büyük toprak yığınının altında Bin yıllık kütüklerle çevrili olan alanın ortasında mezar odası bulunmuştur.

Midas Tümülüsü Mezar Odası

Ahşap mezar odası çok iyi durumda olup odada büyük bir yatak üzerinde Kral Midas‘ın iskeleti bulunmuştur. Mezar odasındaki ölü hediyeleri ve iskelet kemikleriAnkara ve Gordion müzelerinde sergilenmektedir. 

About Bulent Erdal